Biyomedikalciler Reklam Alanı Biyomedikalciler Reklam Alanı
728*90 Reklam Alanı
Cevapla  Konu Gönder 
Kuduz Hastalığı
Yazar Mesaj
Fena1JojuK
Super Moderator
******


Mesajlar: 29
Grup Super Moderators
Katılım: Sep 2008
Durum: Çevrimdışı
Rep Gücü: 0
Yas: 21
Puan: 67
Mesaj: #1
Kuduz Hastalığı

KUDUZ HASTALIĞI: Kuduz, merkezi sinir sisteminde ve özellikle de beyinde “Reybüz” (Rabies) adlı virüsle oluşan bir bulaşıcı hastalıktır. Kuduz bütün memeli hayvanlarda gelişebilen bir hastalıktır. En sık rastlanan bulaşma biçimi, hasta hayvanların birbirlerini ya da insanları ısırmalarıyla tükürük salgısmdaki virüslerin ışınlan hayvan ya da insana bulaşmasıdır. Burada kuduz hastalığına yakalanan insanların diğer insanları ısırmalarıyla da hastalığın bulaşabileceğini anımsatmakta yarar görüyoruz. Hastalığın bir başka bulaşma biçimi de hastadan
saçılan tükürük damlacıklarının havadan diğer insanlara ya da besin maddelerine ulaşmasıdır. Bu besin maddelerini yiyen kişide de kuduz gelişebilir. Virüs konak organizmada, sinir dokusunda, bazen de kanında bulunur. Hastalığın oluşum biçimi şöyledir: însan, örneğin kuduz bir köpek tarafından ısırıldığında köpeğin tükürük bezlerinde ye dolayısıyla da salyasında bulunan kuduz virüsü ısırık yarasına bulaşır. Böylece insan kuduz virüsünü almış olur. Virüs, ısırık bölgesinde yaklaşık 96 saat {4lgün) kalıp, çoğalır. Daha sonra yaranın yakınındaki, özellikle duyu sinir sistemine ulaşan virüsler hemen hemen yalnız sinir sisteminin gri maddesi içinden çoğalmaya başlarlar. Virüsler daha sonra otonom sinir sisteminin sinir liflerine geçip, bunların içinde yol alarak bütün vücuda yayılırlar. Tükürük bezleri, böbrekler, böbreküstü bezi, akciğerler, karaciğer, kaslar, deri, kalp ve öteki pek çok organ ve doku bu yayılma mekanizmasıyla virüsler tarafından sarılırlar. Kuduz virüsü beyine ulaştığında beyinde iltihaplanmaya, yani “ansefahT’e yol açar.

Kuduz virüsünün vücuda girmesinden sonra kuduz hastalığının belirtilerinin ortaya çıkmasına dek geçen ve “Kuluçka devri” denilen süre, 10 günden 1-2 yıla değin uzayabilir. Kuluçka devirinin uzunluğu vücuda giren virüslerin sayısına, hastanın direncine ve ısırık yarasının merkezi sinir sisteminden olan uzaklığına göre değişmektedir. Örneğin merkezi sinir sistemine uzak bir bölgede ve az sayıdaki virüsün bulaşması ve hastanın direncinin de fazla olduğu durumlarda kuluçka devri uzamaktadır. Hastalık, belirtileri bakımından üç döneme ayrılarak incelenebilir. Nonspesifik prodrom dönemde ateş yükselmesi, baş ağrısı, halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma, kuru öksürük, boğaz ağrısı gibi beirtiler gelişir. Bu dönem yaklaşık 1-4 gün sürer. Isırık bölgesinde duygu kusurları gelişir.

ikinci dönemde ansefalit belirtileri ön plana çıkar. Kas spazmları, bilinç bozuklukları, taşkınlıklar, hayal görme, küçük alanları tutan felçler, duygu kusurları ışıktan, sesten rahatsız olma, ateş yükselmesi, göz bebeklerinde genişleme, aşın tükürük, ter ve gözyaşı salgılanması, Babinski belirtisinin olumlu çıkması, derin tendon reflekslerinin artmış olması, ses kısılması ya da ses çıkaramama (ses tellerinin felcine bağlı) gibi belirtiler gelişebilir. Hastadaki bilinç bulanıklıkları ataklar biçiminde gelişir. Ataklar dışında bilinç tümüyle normaldir. Hastalık ilerledikçe ataklar sıklaşır.

Hastalığın üçüncü ve son döneminde gelişen belirtiler kuduza özgüdür. Bu belirtiler beyin sapındaki bozukluklardan kaynaklanır. îkinci dönemden hemen sonra bu dönemin belirtileri gelişir. Beyin sapındaki kafa sinirlerinin etH-lenmesi, özgün belirtilerin oluşmasına yol açar. Yüz felci, çift görme, çiğneme bozuklukları, yutma bozuldukları bu belirtilerdendir. Aşırı salya salgılama ve yutma güçlüğünün bir arada bulunmasıyla kuduza özgü bir belirti olan ağzın köpüklü görünümü ortaya çıkar. Yutma kaslarında gelişen ağrılı spazmlar ve daha sonra bu kaslarda gelişen felçler nedeniyle, hasta su içmeyi reddeder. Bu da kuduza özgü bir belirtidir. Kudüs hastası için kullanılan “Kuduz hastası sudan korkar” deyimi işte bu mekanizmadan kaynaklanmaktadır. Bundan bir süre sonra hasta komaya girer. Beyindeki solunum merkezlerinin hasara uğramasıyla hasta solunum işlevlerini yürütemez duruma gelir ve soluk alamama nedeniyle ölümle son bulur. Kuduz belirtilerinin ortaya çıkmasından sonra hastalar 4-20 gün yaşarlar. Yani yukarıda anlattığımız belirtiler “4-20″ günlük bir süre içine sığmaktadır.


Kendi Hayatnı Kendin Kontrol Etiğin Sürece MutLu OLursun
18-09-2008 04:01 AM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Fena1JojuK
Super Moderator
******


Mesajlar: 29
Grup Super Moderators
Katılım: Sep 2008
Durum: Çevrimdışı
Rep Gücü: 0
Yas: 21
Puan: 67
Mesaj: #2
RE: Kuduz Hastalığı

KUDUZUN TEDAVİSİ VE ÖNLEMLER:

Tedavinin iki amacı vardır. Bunlardan ilki, ısırık bölgesindeki yaranın tedavi edilerek vücuda giren virüslerin sayısını olabildiğince azaltmaktır. İkincisi ise vücuttan uzaklaştınlamayan virüslerin etkinliklerinin önlenmesi amacıyla hastaya antikorlar aracılığıyla direnç kazandırıl-

masıdır.

Isırık yarası bol sabunlu suyla iyice yıkanmalıdır/ Daha sonra yara temiz suyla da iyice yıkanır. Bundan sonra yara “Zefiran” ya da “Cetavlon” ile İyice temizlenir. Daha sonra da yara çevresine kuduz virüsüne karşı hazırlanmış bağışık at ya da insan serumu {antireybiız serum) zerk edilir. Isırık yarasının dikişle ya da pensle kapatılmaması gerekir.

Yara tedavisi yukarıda anlatıldığı biçimde yapıldıktan sonra, vücuttan uzaklaştırüamamış olan virüslerin etkisizleştirilmesi için hastaya kuduz virüsüne karşı pasif ve aktif bağışıklık kazandırılır.

Pasif bağışıklıkta kuduza karşı bağışıklık kazanmış atlardan ya da insanlardan alınan serumlardan yararlanılır. Bu serumlara “Antirebüz antiserum” denir. Kuduz ısırığı olaylarında hastanın kilosu başına 20 ünite “İnsan antireybiız anti-serunm” ya da 40 ünite “at antireybiız antiserumu” verilmelidir. Toplam dozun yarısı yaranın çevresine iğneyle diğer yarısı ise herhangi bir bölgeden kas içine zerk edilmelidir. Kuduz aşısı programı karın derisi altına 2-3 gün arayla toplam 14-20 aşı uygulaması biçiminde sürdürülür. Her aşılamanın dozu 2 cm 3 aşıdır. Gecikmiş ve/veya ağır vakalarda 24 aşı yapılmalıdır. Her bir aşılamada doz 4-6 cm 3 olarak uygulanmalıdır.

“Kuduz olaylarında erken tedavi çok önemlidir.” İnsan olsun hayvan olsun her türlü ısırılma olaylarında ışınlan kişinin kuduz hastanesine başvurması gerekir. Öte yandan her türlü ısırma ve ısırılma olaylarının bölgenin sağlık memurluğuna bildirilmesi zorunluluğu vardır. Bir insanı herhangi bir hayvan ısırır ya da yaralarsa hayvan sağ olarak yakalanmahdır. Tehlikeli hayvanlar ölü olarak yakalanabilirler. Kuduz şüpheli hayvan, ayrı bir yere konularak 10-15 gün gözlenir. Eğer hayvan kuduzsa bu süre boyunca ışınlan kişi klasik kuduz tedavisine alınır.

Kuduzdan korunmanın en iyi yolu, sokaklarda başıboş dolaşan köpeklerin ve benzeri hayvanların yok edilmesidir. Evcil hayvanlara koruycu olarak kuduz aşısı uygulanmalıdır. Burada son olarak şu önemli noktayı vurgulamak isteriz. “HER TÜRLÜ ISIRILMA OLAYLARINDA KESİNLİKLE BİR HASTANEYE YA DA BÎR KUDUZ HASTANESİNE BAŞVURUNUZ VE EGER KUDUZ TEDAVİSİ GÖRÜYORSANIZ TEDAVİYE BAĞLI KALINIZ.”

Deri altına uygulanan kuduz aşısının vereceği ağrıyı, ancak sivrisinek ısırığı ile karşılaştırabiliriz. 20 sivrisinek ısırığına eşdeğer ağrıya, canlı kalmak için katlanmak zor olmasa gerek.


Kendi Hayatnı Kendin Kontrol Etiğin Sürece MutLu OLursun
18-09-2008 04:03 AM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla  Konu Gönder 

Yazdırılabilir Bir Sürümü Görüntüle
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Üye Ol | Bu Konuyu Favorilerime Ekle

Forumlar Arası Geçişi

Sağlık Bilgileri Web Stats